Hukuk Sözlüğü
Aradığınız terim bulunamadı.
Kira hukuku
Dosyalarımızda geçen kira hukuku terimlerinin kanun maddesine dayanan kısa tanımları; her terimden, terimin anlatıldığı yayındaki dosyaya geçebilirsiniz. Genel bilgilendirmedir, hukuki danışmanlık değildir.
Altsoy / üstsoy
Biri diğerinden gelen kişiler arasındaki kan hısımlığıdır: bir kişinin çocukları ve onların çocukları o kişinin altsoyu, anne ve babası gibi kendisinden geldiği kişiler üstsoyudur (TMK m.17, 495). Türk Borçlar Kanunu (TBK), ihtiyaç nedeniyle tahliyede kiraya verenin ya da yeni malikin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimini sayar; eş bu listede ayrıca yer alır (TBK m.350/1, 351/1).
TMK m.17, 495; TBK m.350/1, 351/1 · Dosya 003, Dosya 004, Dosya 015
Alt kira / kullanım hakkının devri
Kiracının kiralananı tamamen veya kısmen başkasına kiraya vermesi (alt kira) ya da kullanım hakkını başkasına devretmesi. Kanun bunu, kiraya verene zarar verecek bir değişikliğe yol açmamak koşuluyla mümkün sayar (TBK m.322/1); konut ve çatılı işyeri kiralarında ise kiraya verenin yazılı rızası olmadıkça kiracı bunların hiçbirini yapamaz (TBK m.322/2); diğer kiralarda (örneğin çatısız işyeri, arsa) m.322/1 geçerlidir. Kira ilişkisinin bütünüyle devri ayrı bir konudur ve kiraya verenin yazılı rızasını gerektirir (TBK m.323). Alt kiracı kiralananı kiracıya tanınandan başka biçimde kullanırsa kiracı kiraya verene karşı sorumlu olur; kiraya veren de kiracısına karşı sahip olduğu hakları alt kiracıya karşı kullanabilir (TBK m.322/3). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz talebini reddettiği bir konut kararında (3. HD 2025/5269 E., 2026/59 K.), kiracı evlenip taşındıktan sonra babası ve abisinin yaklaşık dört yıl kira karşılığı oturmaya devam ettiği, kiraya verenin de uzun süre ses çıkarmadığı bir olayda tahliye davasının reddini yerinde bulmuş; kiracının bakmakla yükümlü olduğu yakın aile üyeleriyle birlikte kullanımın alt kira yasağına girmediğini de belirtmiştir. Karar o olayın koşullarına dayanır; her olay ayrıca değerlendirilir. Aynı kararda, pek fena olmayan aykırılıkta konut ve çatılı işyerinde tahliye için kiraya verenin en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini yazılı olarak istemesi aranmıştır (TBK m.316); kasten ağır zarar, sürenin yararsız olacağının anlaşılması ya da çekilmezlik hâllerinde kanun yazılı bildirimle hemen fesih de tanır (TBK m.316/3).
TBK m.316/2, 316/3, 322, 323 · Dosya 018
Belirli / belirsiz süreli kira sözleşmesi
Kararlaştırılan sürenin geçmesiyle bildirim olmaksızın sona erecek kira sözleşmesi belirli sürelidir; diğer kira sözleşmeleri belirli olmayan (belirsiz) bir süre için yapılmış sayılır (TBK m.300). Konut ve çatılı işyeri kirasında belirli süreli sözleşme, kiracı süre bitiminden en az 15 gün önce yazılı bildirimde bulunmadıkça aynı koşullarla 1 yıl uzar; Yargıtay'ın bir kanun yararına bozma kararına göre bu sözleşmeler süre bitimiyle belirsiz süreli hâle gelmez (TBK m.347/1, 348; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (HD) 2024/4166 E., 2025/1495 K.). Ayrım sürelerde önemlidir: örneğin ev sahibi sebep göstermeden sözleşmeye belirli süreli sözleşmede ancak sözleşme süresi ve ardından 10 yıllık uzama süresi dolduktan sonra, uzama yılının bitiminden en az 3 ay önce yazılı bildirimle; belirsiz süreli sözleşmede kiranın başlangıcından 10 yıl geçtikten sonra genel hükümlere göre yazılı fesih bildirimiyle son verebilir (TBK m.347, 348).
TBK m.300, 347, 348 · Dosya 001, Dosya 004, Dosya 013, Dosya 014
Bölge adliye mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi
Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin kesin nitelikteki kararları arasında aynı konuda görüş ve uygulama farkı (uyuşmazlık) bulunduğunda, Yargıtay'dan bu uyuşmazlığın giderilmesinin istenmesi; kararın kendi metnine göre başvuru 5235 sayılı Kanun'un 35. maddesine dayanır. Örneğin Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun başvurusu üzerine, sözleşmede kiraya veren için öngörülen önceden bildirim şartı konusundaki uyuşmazlığı gidermiş ve kararın bölge adliye mahkemelerinin hukuk dairelerine bildirilmesine karar vermiştir (3. HD 2024/2446 E., 2025/1440 K.; oy birliğiyle, kesin olarak).
Yargıtay 3. HD 2024/2446 E., 2025/1440 K. (karar metnindeki 5235 sayılı Kanun m.35 atfı) · Dosya 002, Dosya 003, Dosya 004, Dosya 014
Delil tespiti
Dava açılmadan önce ya da görülmekte olan davada, ileride ileri sürülecek bir vakıanın tespiti için keşif yapılmasını, bilirkişi incelemesini veya tanık ifadelerinin alınmasını mahkemeden isteme yoludur (HMK m.400/1). Hukuki yarar gerekir; delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı ya da ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilindeyse hukuki yarar var sayılır (HMK m.400/2). Dava açılmamışsa talep esas davaya bakacak mahkemeden ya da keşif veya bilirkişi incelemesi yapılacak şeyin bulunduğu yer sulh mahkemesinden istenir (HMK m.401/1); tespit tutanağı ve varsa bilirkişi raporu mahkemece karşı tarafa resen tebliğ edilir (HMK m.402/4). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bir kira kararında, tespit tarihi ile bilirkişi raporunun tebliği arasındaki sürenin de makul olması gerektiğini belirtmiş ve bu olayda kiraya verenin kiracıya makul süre içinde yazılı bildirim yapma yükümlülüğünü yerine getirdiğinden söz edilemeyeceğini söylemiştir (3. HD 2024/822 E., 2025/281 K.). Noterin vakıa tespitine ilişkin hükümler saklıdır (HMK m.401/2).
HMK m.400, 401/1, 401/2, 402/4 · Dosya 017
Depozito (güvence)
Kanundaki adı güvencedir: konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse bu güvence 3 aylık kira bedelini aşamaz (TBK m.342/1). Para ya da kıymetli evrak verilmesi kararlaştırılmışsa kiracı parayı kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere vadeli bir tasarruf hesabına yatırır, kıymetli evrakı bir bankaya depo eder; banka güvenceyi ancak iki tarafın rızasıyla, icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir (TBK m.342/2). Kiraya veren, sözleşmenin sona ermesini izleyen 3 ay içinde kiracıya karşı kira sözleşmesiyle ilgili dava açtığını ya da takibe giriştiğini bankaya yazılı bildirmemişse banka, kiracının istemi üzerine güvenceyi geri verir (TBK m.342/3).
TBK m.342 · Dosya 004, Dosya 005, Dosya 012, Dosya 014, Dosya 017
Edinme (edinme tarihi)
Kiralananın mülkiyetinin yeni malike geçmesi; yeni malikin ihtiyaç nedeniyle tahliyedeki birinci yolunda 1 aylık yazılı bildirim süresi ve davadan önce beklenecek 6 ay edinme tarihinden başlar (TBK m.351/1). Yargıtay'ın bir kanun yararına bozma kararına göre bildirim bu 1 ay içinde kiracıya tebliğ edilmiş olmalıdır (3. HD 2024/4100 E., 2025/1496 K.). Taşınmaz mülkiyeti kural olarak tescille kazanıldığından satışta edinme tarihi kural olarak tapu tescil tarihidir (TMK m.705/1). Kanun miras, mahkeme kararı ve cebrî icra gibi hâllerde mülkiyetin tescilden önce kazanıldığını öngörür (TMK m.705/2).
Günlük (kısa süreli) kiralama
Kanunda "günlük kiralama" terimi geçmez; 7464 sayılı Kanun, konutların kullanıcılara en fazla yüz gün süreyle her türlü amaçla kiralanmasını "turizm amaçlı kiralama" diye tanımlar (m.2/1-g). Konutların turizm amaçlı kiralanabilmesi için sözleşme yapılmadan önce izin belgesi alınması zorunludur (m.3/1); izin belgesini alma yükümlülüğü kiraya verene aittir (m.3/5) ve başvuruda binanın tüm kat maliklerinin oy birliğiyle aldığı kararın ibrazı gerekir (m.3/3); yönetim planında kısa süreli kiralamaya izin verilen belirli yüksek nitelikli konutlarda ise bu şart aranmaz; kiralama faaliyeti konut işletmesi eliyle yapılıyorsa izin belgesi işletmeyi yapan şirket adına düzenlenir ve bu faaliyet m.3/7'deki yasağın kapsamı dışındadır (m.3/10). Kendi adına mesken olarak kullanılmak amacıyla kiralanan konutun kiracısının, kendi nam ve hesabına turizm amaçlı olarak üçüncü kişilere kiralaması yasaktır; kullanıcı tüzel kişilerin turizm amaçlı kiraladıkları konutu kendi personeline kullandırması bu yasağın kapsamı dışındadır (m.3/7). Tek seferde yüz günden fazla süreli kiralamalar bu Kanunun kapsamı dışındadır (m.1/3); ancak her defasında yüz günden uzun sözleşme yapılsa da ilk sözleşme tarihinden itibaren bir yıl içinde aynı konutu dört defadan fazla kiraya verenler için Kanun ayrıca idari para cezası öngörür (m.4/1-g).
7464 sayılı Kanun m.1/3, 2/1, 3/1, 3/3, 3/5, 3/7, 3/10, 4/1-g · Dosya 018
Hak düşürücü süre
Bir hakkın yalnız kanunda belirlenen süre içinde kullanılabildiği süre. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar hak düşürücü süre işlemez (Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, HUAK m.18/A-15). Kira hukukunda örneğin ihtiyaç nedeniyle tahliye davasının 1 aylık süresinde bu aralık işlemez: Yargıtay'ın bir kanun yararına bozma kararında bu aralık 1 aylık süreden sayılmadı (TBK m.350/1; 3. HD 2025/2548 E., 2025/5852 K.), uyuşmazlık giderme kararının gerekçesine göre de dava açma hakkı doğduktan sonra arabulucuya başvuran kiraya veren, arabuluculukta geçen süre yüzünden dava süresinden bir şey kaybetmez (3. HD 2025/1495 E., 2025/3048 K.). Yargıtay'a göre dava açma süresi kamu düzenine ilişkindir; davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulur (3. HD 2024/4166 E., 2025/1495 K.; 3. HD 2025/1495 E., 2025/3048 K.). Tahliye taahhüdünde ise Yargıtay'ın bir kararına göre taahhüt edilen tarihi izleyen 1 aylık süre geçtikten sonra başlatılan takip süresinde değildir (TBK m.352/1; 8. HD 2017/4711 E., 2018/2893 K.).
HUAK m.18/A-15; TBK m.350/1, 352/1 · Dosya 002, Dosya 012, Dosya 013, Dosya 015, Dosya 016, Dosya 017, Dosya 018
Haklı ihtar / iki haklı ihtar
Kiracıya, ödemediği kira bedeli için yazılı olarak yapılan ihtar; kanun ihtarın 'haklı' olmasını arar ve belli bir süre içinde iki haklı ihtara sebep olunmasını ayrı bir tahliye sebebi sayar. Bir yıldan kısa sözleşmede kira süresi içinde, bir yıl ve daha uzun sözleşmede aynı kira yılı içinde iki haklı ihtara sebep olunmuşsa kiraya veren, kira süresinin ve bir yıldan uzun kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak 1 ay içinde dava yoluyla sözleşmeyi sona erdirebilir (TBK m.352/2). Yargıtay kararlarının gerekçesine göre ihtar tebliğ edildikten sonra yapılan ödeme haklı ihtarın oluşmasına engel değildir; aynı gerekçelere göre süresiz (belirsiz süreli) sözleşmelerde ve kiranın yılda bir ödenmesi gereken hâllerde iki haklı ihtar koşulu oluşmaz (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (HD) 2018/3126 E., 2018/6396 K., konut kirası; 3. HD 2024/2951 E., 2025/3118 K., otel kirası).
TBK m.352/2 · Dosya 001, Dosya 005, Dosya 012, Dosya 013, Dosya 016
Hor kullanım (özenle kullanma borcu)
Kanun kiracıya, kiralananı sözleşmeye uygun olarak özenle kullanma ve aynı taşınmazda oturan kişilerle komşulara gerekli saygıyı gösterme borcu yükler (TBK m.316/1). Kanunda hor kullanım terimi geçmez; terim, kiracının özenle kullanma borcuna aykırı kötü kullanımla kiralananda zarar doğurması anlamında kullanılır. Sözleşmeye uygun kullanımdan doğan eskime ve bozulmalardan kiracı sorumlu değildir (TBK m.334). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bir kararında, kiracının yalnızca kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasardan sorumlu olduğunu belirtmiş, hor kullanımdan kaynaklanan kalemlerden yıpranma (eskime) payının düşülmesi gerektiğini söyleyerek bu payı düşmeyen hesabı bozmuştur (3. HD 2021/2117 E., 2022/511 K.). Kiraya veren, geri verme sırasında kiralananın durumunu gözden geçirmek ve kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri ona hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır; bildirim yapılmazsa kiracı, bildirilmeyen bu eksiklik ve ayıplar için her türlü sorumluluktan kurtulur; teslim alma sırasında olağan incelemeyle belirlenemeyen eksiklik ve ayıplarda kiracının sorumluluğu devam eder, kiraya veren bunları belirlediğinde yine hemen yazılı bildirmek zorundadır (TBK m.335).
Hukuk Genel Kurulu (HGK) ve daire kararı
Yargıtay'ın hukuk dairelerinden birinin (örneğin 3. Hukuk Dairesi, kısaca 3. HD) verdiği karara daire kararı denir; sitede anılan bazı daire kararları, kapatılan 6. Hukuk Dairesine aittir. İlk derece ya da bölge adliye mahkemesi bir dairenin bozma kararına direnir ve daire direnme kararını yerinde görmezse dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna (HGK) gönderilir; bu yolla verilen Hukuk Genel Kurulu kararına o dosyada uymak zorunludur (Hukuk Muhakemeleri Kanunu, HMK m.373/5, 373/7).
HMK m.373 · Dosya 002, Dosya 004, Dosya 005, Dosya 012, Dosya 015
İcra edilebilirlik şerhi
Arabuluculuk sonunda varılan anlaşma belgesine, içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı incelenerek mahkemece verilen şerh; bu şerhi içeren anlaşma ilam niteliğinde belge sayılır, yani mahkeme kararı gibi icraya konabilir (HUAK m.18/2-3). Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların da girdiği HUAK m.18/B kapsamındaki anlaşma belgeleri için bu şerhin alınması zorunludur ve şerh sulh hukuk mahkemesinden alınır (HUAK m.18/B-3). Arabuluculukta anlaşmaya varılan konularda taraflar artık dava açamaz (HUAK m.18/5).
İhtar / ihtarname (noter ihtarı)
Kiracıya verilen süre ve bu sürede aykırılık giderilmezse sözleşmenin feshedileceği bilgisini içeren yazılı bildirimdir. Kanun, ödenmeyen kira bedeli ya da yan gider için (TBK m.315/1) ve konut ile çatılı işyerinde kiracının özenle kullanma borcuna aykırılığı için (TBK m.316/2) kiraya verenin yazılı süre vermesini ister; konut ve çatılı işyeri kiralarında bu süre en az 30 gündür ve ödeme ihtarında süre, kiracıya yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar (TBK m.315/1-2). Konut ve çatılı işyerinde özenle kullanma borcunda kiracının kasten ağır zarar vermesi, sürenin yararsız olacağının anlaşılması ya da davranışın çekilmez olması hâllerinde ihtarsız hemen fesih de mümkündür (TBK m.316/3); özenle kullanma borcuna aykırılıkta diğer kira ilişkilerinde de ihtar aranmaz (TBK m.316/2). Konut ve çatılı işyeri dışındaki kiralarda da ödenmeyen kira ya da yan gider için yazılı süre verilir; yalnız bu kiralarda süre en az on gündür (TBK m.315/1-2). Kanun "yazılı" der, ihtarın noterden çekilmesini şart koşmaz; bildirimin yapıldığı tarihi belgelemek ispatı kolaylaştırır; bildirimin kiracıya ulaştığını belgelemek de önemlidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, oy çokluğuyla verdiği bir kararın gerekçesinde, kira borcu ihtarında bu süre içinde miktar ve tutarı belirtilen borç ödenmediği takdirde sözleşmenin feshedileceği ve tahliye davası açılacağı yazılmasının zorunlu olduğunu belirtmiştir (HGK 2017/980 E., 2021/1302 K.).
TBK m.315/1-2, 316/2, 316/3 · Dosya 005, Dosya 012, Dosya 013, Dosya 015, Dosya 016, Dosya 018
İhtiyaç nedeniyle tahliye
Kiraya verenin, kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa kira sözleşmesini dava yoluyla sona erdirmesi (TBK m.350/1). Dava, önce arabulucuya başvurularak, belirli süreli sözleşmede sürenin sonundan (sözleşme uzadıysa uzayan kira yılının sonundan), belirsiz süreli sözleşmede genel hükümlere göre belirlenecek tarihten başlayarak 1 ay içinde açılır; arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen süre bu 1 aya sayılmaz (HUAK m.18/A-15; Yargıtay'ın bir kanun yararına bozma kararı, 3. HD 2025/2548 E., 2025/5852 K.) ve Yargıtay'ın uyuşmazlık giderme kararına göre başvuru, dava açma hakkı doğduktan sonra dava süresi içinde yapılmalıdır (3. HD 2025/1495 E., 2025/3048 K.). En geç bu sürede yapılan yazılı 'dava açacağım' bildirimi süreyi 1 kira yılı uzatır (TBK m.353). Belirli süreli sözleşmede kiraya veren için önceden bildirim şartı varsa Yargıtay'ın uyuşmazlık giderme kararına göre ona da uyulmalıdır, uyulmazsa sözleşme 1 yıl uzar (3. HD 2024/2446 E., 2025/1440 K.). Yargıtay'a göre ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunu kiraya veren ispatlar (ör. 3. HD 2024/1007 E., 2025/97 K.; 6. HD 2014/6610 E., 2014/8287 K.); kiralananı sonradan edinen yeni malik için ayrı kurallar vardır (TBK m.351).
TBK m.350/1, 351, 353; HUAK m.18/A-15, 18/B-1 · Dosya 003, Dosya 004, Dosya 013, Dosya 015
İlamsız icra
Bir mahkeme kararına (ilama) dayanmadan, doğrudan icra dairesine başvurularak başlatılan icra takibi; İcra ve İflas Kanunu (İİK) ilamların icrasını ve ilamsız takibi ayrı bölümlerde düzenler. Kira ilişkisinde ev sahibi ödenmeyen kira için tahliye ihtarlı ödeme emriyle (İİK m.269) ya da yazılı kira sözleşmesinin süresi bittikten sonraki 1 ay içinde veya yazılı tahliye taahhüdündeki boşaltma tarihinden itibaren 1 ay içinde tahliye emriyle (İİK m.272; TBK m.352/1) bu yola başvurabilir. Konut kirasında ev sahibi, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez; 10 yıllık sürelerden sonra sebep göstermeden sona erdirmenin şartları 'Uzama yılı ve 10 yıllık uzama süresi' terimindedir (TBK m.347). Kiracı tahliye emrine tebliğden itibaren 7 gün, tahliye ihtarlı ödeme emrine tebliğden itibaren çoğu durumda 7 gün içinde itiraz edebilir (İİK m.269, 274). Kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesi zorunlu arabuluculuğun dışındadır (HUAK m.18/B-1-a).
İİK m.42, 269, 272, 274; TBK m.347, 352/1; HUAK m.18/B-1-a · Dosya 001, Dosya 004, Dosya 005, Dosya 012, Dosya 013, Dosya 016, Dosya 017, Dosya 018
İtirazın kaldırılması
İlamsız icra takibinde borçlunun ödeme emrine ya da kiracının tahliye emrine itirazı takibi durdurur; alacaklının takibe devam edebilmek için icra mahkemesinden bu itirazın kaldırılmasını istemesine itirazın kaldırılması denir (İİK m.269, 274, 275). Örneğin tahliye taahhüdüne dayalı takipte ev sahibi, taahhüt noterlikçe düzenlenmiş, tarih ve imzası onaylanmış ya da kiracı tarafından ikrar edilmişse icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir; Yargıtay'ın bir kararına göre bunun yerine sulh hukuk mahkemesinde itirazın iptali davası da açabilir (İİK m.67, 275; 3. HD 2024/3875 E., 2025/759 K., kanun yararına bozma). Konut kirasında ise ev sahibi, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez; 10 yıllık sürelerden sonra sebep göstermeden sona erdirmenin şartları 'Uzama yılı ve 10 yıllık uzama süresi' terimindedir (TBK m.347). Kira alacağı takibinde itirazın tebliğinden itibaren 6 ay içinde itirazın kaldırılması istenmezse aynı alacak için ilamsız icra yoluyla yeniden takip yapılamaz (İİK m.269/3).
İİK m.67, 269, 274, 275; TBK m.347 · Dosya 001, Dosya 002, Dosya 005, Dosya 012, Dosya 013
Kanun yararına bozma
İlk derece mahkemelerinin kesin olarak verdiği ya da istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş kararlarına (ve bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği benzer kararlara) karşı, yürürlükteki hukuka aykırılık ileri sürülerek Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına temyiz yoluna başvurur; Yargıtay talebi yerinde görürse kararı kanun yararına bozar (HMK m.363/1-2). Bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz; bozma kararının bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilir ve Resmî Gazetede yayımlanır (HMK m.363/2-3).
HMK m.363 · Dosya 002, Dosya 003, Dosya 004, Dosya 013, Dosya 017, Dosya 018, Dosya 019
Kefalet / müteselsil kefil
Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir (TBK m.581). Yazılı yapılmalı ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmelidir; kefil bunları, müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatı da kendi el yazısıyla yazmak zorundadır (TBK m.583). Eşlerden biri, ayrılık kararı ya da yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rıza sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmelidir (TBK m.584/1). Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibinin ya da ticaret şirketinin ortağı veya yöneticisinin işletme veya şirketle ilgili kefaletleri, esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârın mesleki faaliyetiyle ilgili kefaletleri ve kanunda sayılan bazı kredi kefaletleri için eşin rızası aranmaz (TBK m.584/3). Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen bir ifadeyle yükümlülük altına girmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden kefili takip edebilir; ancak borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması ya da açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir (TBK m.586/1). Kapatılan Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, kira sözleşmesinde azami miktar ve kefalet tarihine ilişkin el yazısı ibare bulunmayan kefaleti şekil şartına uyulmadığı için geçersiz saymıştır (6. HD 2015/8437 E., 2016/2793 K.).
TBK m.581, 583, 584, 586/1 · Dosya 014
Kira tespit davası
Kira bedelinin hâkim tarafından belirlenmesi için açılan dava. Yenilenen kira dönemlerinde kira bedeli konusunda anlaşma yapılmamışsa bedel, bir önceki kira yılındaki tüketici fiyat endeksi (TÜFE) oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla hâkim tarafından, kiralananın durumu göz önüne alınarak hakkaniyete göre belirlenir (TBK m.344/2). Beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen sözleşmelerde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda hâkim, TÜFE oranını, kiralananın durumunu ve emsal kira bedellerini göz önünde tutarak hakkaniyete uygun bedeli belirler (TBK m.344/3). Dava her zaman açılabilir (TBK m.345/1). Yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önce açılmış ya da kiraya veren bu süre içinde artışı kiracıya yazılı bildirmişse, izleyen yeni kira dönemi sonuna kadar açılan davada belirlenen bedel o yeni dönemin başından itibaren kiracıyı bağlar (TBK m.345/2); sözleşmede yeni dönemde bedelin artırılacağına ilişkin hüküm varsa, yeni dönemin sonuna kadar açılan davada belirlenen bedel de yeni dönemin başından itibaren geçerli olur (TBK m.345/3). Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; ilamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin hükümler bunun dışındadır (HUAK m.18/B-1-a).
TBK m.344/2, 344/3, 345; HUAK m.18/B-1-a · Dosya 006, Dosya 007, Dosya 014
Tahliye emri
İcra dairesinin, taşınmazı kullanan kişiye taşınmazı belli bir sürede boşaltmasını bildiren emri. Ev sahibinin ilamsız tahliye takibinde (örneğin yazılı tahliye taahhüdüne dayanarak) icra memuru tahliye emriyle taşınmazın 15 gün içinde boşaltılmasını ister; kiracı tebliğden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itiraz edebilir, süresinde itiraz edilmezse ya da itiraz kaldırılırsa süre sonunda zorla tahliye yapılabilir (İİK m.272-274). Ev icradan ihaleyle satılmışsa ve taşınmazı kullanma hakkı hacizden (Yargıtay'ın bir kararına göre ipotekli takipte ipotekten) önceki tarihli resmî bir belgeyle gösterilemiyorsa, 15 gün içinde boşaltmayı isteyen ayrı bir tahliye emri gönderilir (İİK m.135/2).
İİK m.135/2, 272, 273, 274 · Dosya 002, Dosya 003, Dosya 004, Dosya 013, Dosya 015
Tahliye ihtarlı ödeme emri
Ev sahibinin ödenmeyen kira için icra dairesinden başlattığı ilamsız takipte kiracıya gönderilen, kanuni ihtarı ve süresinde ödenmezse icra mahkemesinden kiracının çıkarılmasının istenebileceğini içeren ödeme emri (İİK m.269/1); bu yol için arabulucuya başvurmak gerekmez (HUAK m.18/B-1-a). Tahliye ihtarlı ödeme emrine kiracı tebliğden itibaren çoğu durumda 7 gün içinde itiraz edebilir; konut ve çatılı işyeri kirasında ödeme süresi en az 30 gündür (İİK m.269/2; TBK m.315/2). İtiraz edilmez ve bu sürede kira ödenmezse ev sahibi, ödeme (ihtar) süresinin bitiminden itibaren 6 ay içinde icra mahkemesinden tahliye isteyebilir (İİK m.269/a).
İİK m.269, 269/a; TBK m.315; HUAK m.18/B-1-a · Dosya 004, Dosya 005, Dosya 012, Dosya 013
Tahliye taahhüdü (taahhütnamesi)
Kiracının, kiralananın kendisine teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlenmesi (TBK m.352/1). Kiracı bu tarihte boşaltmazsa kiraya veren, taahhütte yazan boşaltma tarihinden başlayarak 1 ay içinde icraya başvurarak ya da dava açarak sözleşmeyi sona erdirebilir (TBK m.352/1). Yargıtay'a göre kira sözleşmesiyle aynı gün ya da daha önce alınan taahhüt, kiracının serbest iradesiyle verilmiş sayılmadığından geçersizdir (ör. 6. HD 2014/11422 E., 2014/12971 K.); ancak belgede sözleşmeden sonraki bir tarih yazıyorsa, taahhüdün sözleşmeyle birlikte ya da önce imzalatıldığını kiracı ispatlamalıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK) 2017/975 E., 2021/1108 K., oy çokluğuyla, işyeri kirası). Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin başka bir kararında ise kiracı vekilinin sonradan gönderdiği cevabi ihtarname boşaltma tarihini teyit ettiği için taahhüt geçerli sayıldı (3. HD 2024/4396 E., 2025/3416 K.).
Tebliğ
Bir belgenin (örneğin noter ihtarnamesi, ödeme emri ya da tahliye emri) 7201 sayılı Tebligat Kanunu'ndaki usulle muhatabına ulaştırılması; tebliğ bir mazbata ile belgelenir ve kural olarak muhatabın bilinen en son adresinde yapılır (Tebligat K. m.1, 10, 23). Muhatap adresinde bulunmazsa belge aynı konutta oturan kişilere verilir; kimse bulunmaz ya da almaktan kaçınılırsa muhtara ya da kolluğa bırakılıp kapıya ihbarname yapıştırılır ve kural olarak yapıştırma tarihi tebliğ tarihi sayılır; muhatabın geçici olarak başka yere gittiği adresteki kişilerce bildirilmişse belge bu kişilere verilir ve kanuna göre tebliğ, belgenin bu kişilere verildiği tarihte veya ihbarname kapıya yapıştırılmışsa bu tarihten itibaren 15 gün sonra yapılmış sayılır (Tebligat K. m.16, 20, 21). Kira hukukundaki pek çok süre, örneğin tahliye emrine itirazın 7 günü, tebliğden itibaren işler (İİK m.274).
Tebligat K. m.1, 10, 16, 20, 21, 23; İİK m.274 · Dosya 002, Dosya 005, Dosya 012, Dosya 013, Dosya 015, Dosya 016, Dosya 017
Temerrüt
Borçlunun, ödeme zamanı gelmiş (muaccel) borcunu yerine getirmemesi; kural olarak alacaklının ihtarıyla, borcun ödeneceği gün birlikte belirlenmişse bu günün geçmesiyle oluşur (TBK m.117). Kirada kiracı, kiralananın tesliminden sonra muaccel olan kira bedelini ödemezse kiraya veren yazılı olarak süre verip bu sürede de ödenmezse sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir; süre konut ve çatılı işyeri kirasında en az 30 gündür ve yazılı bildirimin kiracıya yapıldığı tarihi izleyen günden işlemeye başlar (TBK m.315). Ev sahibi bu yol yerine icra dairesinden tahliye ihtarlı ödeme emri de gönderebilir (İİK m.269).
TBK m.117, 315; İİK m.269 · Dosya 004, Dosya 005, Dosya 015, Dosya 016
Temerrüt faizi
Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlunun, sözleşmeyle aksi kararlaştırılmadıkça geçmiş günler için ödemek zorunda olduğu faiz (3095 sayılı Kanun m.2). Oran sözleşmede kararlaştırılmamışsa mevzuata göre belirlenir; 3095 sayılı Kanun'daki oranlar Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın uyguladığı oranlara bağlı olduğu ve dönemsel olarak değişebildiği için bu sözlükte verilmez (TBK m.120; 3095 sayılı Kanun m.1, 2). Kirada ödeme günü sözleşmede belirlenmişse kiracı bu günün geçmesiyle temerrüde düşer (TBK m.117/2).
3095 sayılı Kanun m.1, 2; TBK m.117, 120 · Dosya 005, Dosya 014
Uzama yılı ve 10 yıllık uzama süresi
Belirli süreli konut ve çatılı işyeri kirasında kiracı, süre bitiminden en az 15 gün önce yazılı bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla 1 yıl uzar; kanun bu 1 yıllık dönemleri uzama yılı diye anar (TBK m.347/1, 348). Kiraya veren süre bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez; ancak sözleşme süresi ve ardından 10 yıllık uzama süresi dolduktan sonra, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az 3 ay önce yazılı bildirimle, sebep göstermeden sözleşmeye son verebilir (TBK m.347/1, 348). Belirsiz süreli sözleşmede ise kiraya veren, kiranın başlangıcından 10 yıl geçtikten sonra genel hükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirebilir (TBK m.347/2).
Yan giderler
Kira bedelinin dışında, kiralananın kullanımıyla ilgili olarak yapılan giderlerdir; kanun kavramı ayrıca tanımlamaz. Kanuna göre kiraya veren, kiralananın kullanımıyla ilgili olarak kendisi veya üçüncü kişi tarafından yapılan yan giderlere katlanmakla yükümlüdür (TBK m.303); konut ve çatılı işyerinde ısıtma, aydınlatma ve su gibi kullanma giderlerine ise sözleşmede aksi öngörülmemişse veya aksine yerel âdet yoksa kiracı katlanır (TBK m.341). Kiracı, aksine sözleşme ve yerel âdet olmadıkça, kira bedelini ve gerekiyorsa yan giderleri her ayın sonunda ve en geç kira süresinin bitiminde ödemekle yükümlüdür (TBK m.314). Muaccel kira bedeli gibi yan gider de ödenmezse kiraya veren, kiracıya yazılı süre verip sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir (TBK m.315/1). Sözleşmeyle kiracıya yüklenen aidatı Yargıtay bir kararında yan gider saymış ve ödenmemesini tahliyeye esas temerrüt nedeni olarak değerlendirmiştir (3. HD 2017/13989 E., 2018/2523 K.). Temizlik ve bakım giderleri ayrı bir borçtur ve kiracıya düşer; bu konuda yerel âdete de bakılır (TBK m.317).
Yeni malik
Kira sözleşmesi kurulduktan sonra kiralananı satış, miras ya da icradan ihale gibi herhangi bir sebeple edinen kişi; kural olarak kira sözleşmesinin tarafı, yani kiraya veren olur (TBK m.310/1). Yeni malik, kendisi ya da kanunda sayılan kişiler için konut veya işyeri gereksinimi varsa sözleşmeyi TBK m.351'deki iki yoldan biriyle dava açarak sona erdirebilir. İstisna: ev icradan ihaleyle satıldıysa ve kiracılık hacizden (Yargıtay'ın bir kararına göre ipotekli takipte ipotekten) önceki tarihli resmî bir belgeyle gösterilemiyorsa, 15 gün içinde boşaltmayı isteyen tahliye emri gönderilebilir (İİK m.135/2).
TBK m.310/1, 351; İİK m.135/2 · Dosya 004, Dosya 013, Dosya 015
Yeniden kiralama yasağı (3 yıl)
İhtiyaç (gereksinim) amacıyla kiralananın boşaltılmasını sağlayan kiraya veren, haklı sebep olmaksızın, evin boşaltılmasından sonra 3 yıl geçmedikçe kiralananı eski kiracısından başkasına kiralayamaz (TBK m.355/1). Aykırı davranırsa eski kiracısına son kira yılında ödenmiş 1 yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat öder (TBK m.355/3). Yargıtay'a göre bu tazminat için tahliyenin mahkeme kararıyla ya da icra yoluyla gerçekleşmiş olması gerekir; ihtar üzerine kendiliğinden çıkan kiracı bu tazminatı alamadı (3. HD 2023/4399 E., 2024/2384 K.; 3. HD 2017/4956 E., 2019/871 K.).
Zorunlu arabuluculuk ve son tutanak
Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; başvurmadan açılan dava usulden reddedilir, ancak kiralananın ilamsız icra yoluyla tahliyesi bu şartın dışındadır (HUAK m.18/B-1-a, 18/A-2). Arabulucu; taraflara ulaşılamaması, tarafların katılmaması, anlaşması ya da anlaşamaması hâllerinde süreci sona erdirir ve son tutanağı düzenler; arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar hak düşürücü süre işlemez (HUAK m.18/A-10, 18/A-15). Yargıtay'ın uyuşmazlık giderme kararına göre ihtiyaç nedeniyle tahliye davasında (TBK m.350) arabuluculuk başvurusu, dava açma hakkı doğduktan sonra, dava süresi içinde yapılmalıdır (3. HD 2025/1495 E., 2025/3048 K.).
HUAK m.18/A-2, 18/A-10, 18/A-15, 18/B-1-a · Dosya 001, Dosya 002, Dosya 003, Dosya 004, Dosya 005, Dosya 012, Dosya 013, Dosya 015, Dosya 016, Dosya 017, Dosya 018
İş hukuku
İşçi ve işveren hakları dosyalarımızda geçen iş hukuku terimlerinin kanun maddesine ve belirtilen yerlerde Yargıtay uygulamasına dayanan kısa tanımları; her terimden, terimin anlatıldığı yayındaki dosyaya geçebilirsiniz. Genel bilgilendirmedir, hukuki danışmanlık değildir. Kendi durumunuz için bir avukata veya maddi imkânınız yoksa baroların adli yardım bürosuna başvurun.
Kıdem tazminatı
İş sözleşmesi kanunda sayılan hâllerden biriyle sona erdiğinde işçiye her tam hizmet yılı için 30 günlük ücreti tutarında, bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödenen tazminattır; sözleşmenin sona erdiği her durumda doğmaz. Yürürlükteki tek kıdem maddesi 1475 sayılı İş Kanunu m.14'tür (4857 s. İşK m.120). Maddeye göre kıdem; işverenin feshinde (ahlak ve iyi niyete aykırı hâller, İşK m.25/II, hariç), işçinin haklı nedenle feshinde, muvazzaf askerlikte, kurumdan aylık ya da toptan ödeme almak amacıyla ayrılmada (aylığa hak kazanmayı ve kuruma başvuruyu belgelemek şartıyla), yaş dışındaki şartları (506 s. Kanun m.60) ya da Geçici m.81'e göre öngörülen sigortalılık süresi ve prim gün sayısını tamamlayıp kendi isteğiyle ayrılmada (şartlar sigortalılık geçmişine göre değişir), kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde ayrılmasında ve işçinin ölümünde (tutar kanuni mirasçılara ödenir) doğar. Yargıtay'a göre ayrıca işverene ait işyerinde en az bir yıl çalışmak gerekir; bu şart kanun metninde değil, Yargıtay uygulamasındadır (metin "her geçen tam yıl" der). Haklı bir nedene dayanmadan yapılan gerçek istifada kural olarak kıdem yoktur; şartlar oluşmamışsa ödememek işverenin meşru hakkıdır. Bu bilgiler iş sözleşmesiyle çalışan işçiler içindir; memurlarda, bağımsız ve özel kanuna tabi çalışanlarda kurallar farklı olabilir.
1475 s. İşK m.14/1-5; 4857 s. İşK m.25/II, m.120 · Dosya 020, Dosya 021, Dosya 022, Dosya 023, Dosya 025, Dosya 026
Kıdem tazminatı tavanı
Kıdem tazminatında her hizmet yılı için ödenecek tutarın üst sınırıdır: yıllık miktar, en yüksek devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez (1475 s. İşK m.14). Tavan, alacağınızın tutarı değildir; hesap son ücret üzerinden yapılır ve tavan yalnızca her hizmet yılı için ödenecek tutarı sınırlar. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) tablosuna göre bu üst sınır 01.07.2026 itibarıyla 73.729,87 TL'dir; rakam tarihlidir, güncel tutar için tabloya bakılmalıdır. Bu sayfa hesap makinesi değildir.
1475 s. İşK m.14; ÇSGB kıdem tazminatı tavanı tablosu (01.07.2026) · Dosya 023
İhbar tazminatı ve bildirim süresi
Belirsiz süreli iş sözleşmesini feshetmeden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir; bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat öder (İşK m.17). Bildirim süresi çalışma süresine göre en az 2 ila 8 haftadır (işi 6 aydan az sürmüş işçide 2 hafta, 3 yıldan fazla sürmüş işçide 8 hafta); süreler asgaridir, sözleşmeyle artırılabilir. Kural iki taraflıdır: haklı neden olmadan bildirim süresine uymadan ayrılan işçi de tazminat ödemek zorunda kalabilir; öte yandan sözleşmeyi kendisi fesheden taraf ihbar tazminatına hak kazanamaz (Yargıtay). Haklı nedenle feshederken bildirim süresi beklenmez. Madde belirsiz süreli sözleşmeleri düzenler; belirli süreli sözleşmenin erken sona erdirilmesi anlatılmıyor. İhbar tazminatı kıdem tazminatından ayrı bir alacaktır; bildirim süresine uymak tek başına kıdem hakkı doğurmaz.
4857 s. İşK m.17; Yargıtay 9. HD 2024/9690 E., 2024/15652 K. · Dosya 020, Dosya 022, Dosya 023, Dosya 024
İstifa
İşçinin haklı bir nedene dayanmadan kendi isteğiyle iş sözleşmesini sona erdirmesidir. Yargıtay'a göre haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim önelini tanımadan yapılan işçi feshi de istifa olarak değerlendirilir. Gerçek istifada kural olarak kıdem tazminatı doğmaz; ancak haklı neden, kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde ayrılması, muvazzaf askerlik ve emeklilik gibi 1475 s. İşK m.14'teki hâllerden biri gerçekten varsa kıdem doğabilir (Yargıtay ayrıca en az bir yıl çalışmayı arar). İmzalı istifa dilekçesinde işçi irade bozukluğu (baskı) ileri sürerse bu iddianın gerçek olup olmadığı araştırılır; iddia eden, iddiasını ispatla yükümlüdür (TMK m.6). Haklı neden gerçekte yoksa ayrılış istifa sayılabilir.
Yargıtay 9. HD 2025/5419 E., 2025/6183 K.; 2024/9690 E., 2024/15652 K.; 2025/8966 E., 2025/10211 K.; 1475 s. İşK m.14; TMK m.6 · Dosya 020, Dosya 021, Dosya 023, Dosya 024, Dosya 025, Dosya 026
Haklı nedenle fesih
İş sözleşmesini bildirim süresini beklemeden sona erdirmeye izin veren nedenle yapılan fesihtir; işçi bakımından İşK m.24, işveren bakımından m.25'te sayılır. İşçinin haklı nedenle feshi 1475 s. İşK m.14'e göre kıdem tazminatı doğurur (Yargıtay uygulamasına göre ayrıca işverene ait işyerinde en az bir yıl çalışmış olmak gerekir; bu şart kanun metninde değildir). İşverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâllere (İşK m.25/II; örneğin güveni kötüye kullanma, hırsızlık) dayanarak yaptığı feshinde ise kıdem ödenmez; bu hâllerin gerçekten oluşmuş olması gerekir ve haklı nedenle yapılan her fesih bu kapsama girmez. Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâllere dayanan fesih hakkı, karşı tarafın davranışının öğrenildiği günden başlayarak 6 iş günü geçtikten ve her hâlde fiilden itibaren 1 yıl sonra kullanılamaz (İşK m.26); işçinin olayda maddi çıkar sağlaması hâlinde 1 yıllık süre uygulanmaz. Altı iş günü süresinin ücretin ödenmemesi hâlinde (m.24/II-e) nasıl işlediği bu sitede anlatılmıyor; süreyi geçirmeden bir avukata veya maddi imkânınız yoksa baroların adli yardım bürosuna başvurabilirsiniz. Haklı neden gerçekte yoksa ayrılış istifa sayılabilir; haklı nedeni iddia eden, genel kurala göre iddiasını ispatla yükümlüdür (TMK m.6).
4857 s. İşK m.24, m.25/II, m.26; 1475 s. İşK m.14; TMK m.6 · Dosya 020, Dosya 021, Dosya 023, Dosya 024, Dosya 025, Dosya 026
İbraname (ibra sözleşmesi)
İbra, borcun ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılmasıdır (TBK m.132); işçi alacağında ibraname, işçinin alacağından vazgeçtiğini gösteren belgedir. TBK m.420/2'ye göre işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi ve ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır; bu unsurları taşımayan ibra kesin hükümsüzdür; gerçek tutarın ödendiğini içermeyen belge ise içerdiği miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir, o hâlde de ödemenin banka aracılığıyla yapılması gerekir (m.420/3). Şartlara uyan ve irade bozukluğu taşımayan ibra işveren için de geçerlidir. Banka dışı ödemede ibra geçersiz olsa da Yargıtay'a göre borç ödemeyle (ifa) tamamen veya kısmen sona ermiş olabilir; ancak ödemenin belgeyle gösterilmesi gerekir. Yargıtay'ın 2020 tarihli bir kararına göre 1 aylık bekleme yalnız ibranın düzenlenme zamanıyla ilgilidir; fesihle muaccel olan alacakların ödeme tarihi 1 ay ertelenmiş olmaz. Usulüne uygun arabuluculuk anlaşma belgesi ibradan ayrı bir konudur.
TBK m.132, m.420/2, m.420/3; 9. HD 2025/6206 E., 2025/7368 K.; 9. HD 2020/1206 E., 2020/8776 K. · Dosya 021
İrade bozukluğu (baskı)
Bir sözleşmenin ya da beyanın gerçek iradeyi yansıtmamasıdır. Taraflardan biri diğerinin veya üçüncü bir kişinin korkutması sonucu bir sözleşme yapmışsa sözleşmeyle bağlı değildir (TBK m.37); korkutma, korkutulanın kendisinin veya yakınlarından birinin kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesinin doğduğuna inanmakta haklı olmasıyla gerçekleşmiş sayılır (m.38). Korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak kanundaki süre içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmeyen ya da verdiği şeyi geri istemeyen taraf sözleşmeyi onamış sayılır (m.39). Bu sürenin işe iade ve alacak sürelerinin yerine geçip geçmediği ile bu hükümlerin imzalı istifa dilekçesine ya da ibraya nasıl uygulandığı bu sitede anlatılmıyor. İş hukukunda imzalı istifa dilekçesinde işçi irade fesadı ileri sürerse bu iddianın gerçek olup olmadığı araştırılır. Yargıtay'ın bir kararında (olay Suudi Arabistan'daki bir işyerinde geçti; karar tanık beyanlarıyla birlikte verildi) işverenin tazminatların derhâl ödeneceği sözüyle ve benzeri baskılarla işçiden yazılı istifa dilekçesi istemesi ve işçinin buna uyması hâlinde gerçek istifa iradesinden söz edilemeyeceği, feshin işverence yapılmış sayılacağı belirtildi. Her istifa dilekçesi geçersiz sayılmaz: iddia eden hakkını dayandırdığı olguyu ispatla yükümlüdür (TMK m.6) ve başka bir kararda baskı iddiası yöntemince ispatlanamadığı için dilekçeye değer verilmesi gerektiği belirtildi. Sonuç somut olaya göre değişir.
TBK m.37, m.38, m.39; TMK m.6; Yargıtay 9. HD 2025/647 E., 2025/4102 K.; 2024/1561 E., 2024/3741 K. · Dosya 020, Dosya 021, Dosya 023
Arabuluculuk anlaşma belgesi
Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde düzenlenen belgedir; üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz (HUAK m.18/5). İcra edilebilirlik şerhi içeren anlaşma ilam niteliğinde belge sayılır; taraflar, avukatları ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi de şerh aranmaksızın ilam niteliğindedir (m.18/2, 18/4; kanunların şerhi zorunlu kıldığı hâller hariç). Yargıtay'ın bir kararına göre TBK m.420'deki ibra şartları (ör. 1 aylık bekleme) usulüne uygun arabuluculuk anlaşması için aranmaz; ancak belge de irade beyanlarının sağlıklı olması gibi geçerlilik şartlarına tabidir. Aynı kararda, usulüne uygun müzakere yürütülmeden düzenlenen ihtiyari arabuluculuk tutanağı o olayda geçerli arabuluculuk anlaşma belgesi sayılmadı. İmzadan önce içeriği dikkatle okumak önemlidir.
HUAK m.18/2, 18/4, 18/5; Yargıtay 9. HD 2024/10855 E., 2024/15300 K. · Dosya 021, Dosya 022, Dosya 023
Arabuluculuk (iş davalarında dava şartı)
Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (İMK m.3/1). Bu kural iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarına uygulanmaz (m.3/3). Başvuru, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Arabulucuya başvurulmadan dava açılırsa dava usulden reddedilir. İşe iade davasında ise İşK m.20/1, kesinleşen ret kararının resen tebliğinden itibaren 2 hafta içinde arabulucuya başvurulabilmesine imkân tanır; bu yolun işe iade dışındaki davalarda işleyip işlemediği ve işe iadede hangi hâllerde işlediği bu sitede anlatılmıyor. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (m.3/17); bu durma kuralının İşK m.26'daki fesih hakkı süresine ve İŞKUR başvuru süresine etkisi bu sitede anlatılmıyor. Anlaşılamazsa son tutanağın aslı veya onaylı örneği dava dilekçesine eklenir; işe iadede dava, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde açılır (İşK m.20/1). Arabuluculukta anlaşılırsa anlaşılan hususlar hakkında dava açılamaz.
İMK m.3/1, m.3/2, m.3/3, m.3/5, m.3/17; İşK m.20/1; HUAK m.18/5 · Dosya 020, Dosya 021, Dosya 022, Dosya 023, Dosya 024, Dosya 025, Dosya 026, Dosya 027
İşe iade
İş güvencesi kapsamındaki işçinin, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasıyla başvurduğu yoldur: fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren 1 ay içinde önce arabulucuya başvurulur (dava şartı); önel verilen fesihte de feshin işçiye bildirildiği günden (önel verilse bile) saymak güvenlidir. İş sözleşmesinin feshi sonucunu doğuracak bildirimler her hâlde yazılı yapılır (İşK m.109); yazılı bildirim yapılmadığı durumda başlangıç Dosya 022'de anlatılmıyor. Anlaşılamazsa son tutanaktan itibaren 2 hafta içinde iş mahkemesinde dava açılır. Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir; işçi feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ederse bunu ispatlamakla yükümlüdür. Fesih geçersiz bulunursa kesinleşen kararın tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurulmalıdır; başvurulmazsa fesih geçerli sayılır. İşveren başvuru üzerine bir ay içinde işçiyi işe başlatmazsa en az 4, en çok 8 aylık ücret tutarında tazminat öder; kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklar ödenir. İşverenin de geçerli bir sebebe dayanarak fesih hakkı vardır. 1 aylık arabulucu başvuru süresi kaçırılırsa sonucu bu sitede anlatılmıyor.
İş güvencesi
İşK m.18'e göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır; işe iade bu korumanın yoludur. Üç şart birlikte aranır: 30+ işçi, en az 6 ay kıdem, belirsiz süreli sözleşme. Yer altı işlerinde kıdem şartı aranmaz. Altı aylık kıdem aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen sürelerin birleştirilmesiyle hesaplanır; aynı işkolunda birden fazla işyeri varsa işçi sayısı bu işyerlerindeki toplam işçi sayısına göre belirlenir. Esaslı neden olmadıkça üst üste yapılan belirli süreli sözleşmeler başlangıçtan belirsiz süreli kabul edilir. İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri hakkında m.18, 19 ve 21 ile 25'in son fıkrası uygulanmaz. İşverenin bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek feshetmesi, işe iade hükümlerinin uygulanmasına engel olmaz. Esaslı nedenin tanımı bu sitede anlatılmıyor.
İşsizlik ödeneği
Halk dilinde işsizlik maaşı. Hizmet akdi kanundaki hâllerden biriyle sona eren sigortalı işsiz, Kuruma (İŞKUR) süresi içinde şahsen başvurarak yeni bir iş almaya hazır olduğunu kaydettirirse ve prim ödeme koşullarını sağlamışsa ödenek almaya hak kazanır (4447 s. İSK m.50, 51). Başvuru, işten ayrılma bildirgesi ile birlikte hizmet akdinin feshedildiği tarihi izleyen günden itibaren 30 gün içinde yapılır (İSK m.48); mücbir sebepler dışında başvuruda gecikilen süre ödenek süresinden düşülür, yani geciktikçe ödenek süresi azalır. Ödenek her sona ermede değil, yalnız İSK m.51'de sayılan sona erme hâllerinde doğar; haklı bir nedene dayanmadan kendi isteğiyle ayrılmada ödenek hakkının olup olmadığı bu sitede anlatılmıyor. Önelli fesihte 30 günün hangi günden başladığı, işe iade davası nedeniyle yatırılan primlere ilişkin İSK m.50 hükmünün başvuru süresine etkisi ve ödenek tutarı ya da oranları bu sitede anlatılmıyor.
4447 s. İSK m.48, m.50, m.51 · Dosya 022
Zamanaşımı (işçilik alacakları)
Alacağın süre geçtikten sonra dava edilmesinin zamanaşımı itirazıyla engellenebilmesidir. İş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla ücret, yıllık izin ücreti ve kıdem tazminatı ile bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan (ihbar) tazminatının zamanaşımı süresi 5 yıldır (İşK m.32, Ek m.3). Genel kurala göre süre alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar (TBK m.149); kıdem tazminatında başlangıç somut olaya göre değişebilir, kıdeme özgü Yargıtay uygulaması bu sitede doğrulanmadığı için kesin başlangıç anı verilmiyor. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur (İMK m.3/17). Ek m.3, 7036 sayılı Kanunla eklenmiştir (kabul 12.10.2017, Resmî Gazete 25.10.2017); yürürlük tarihinden önce sona eren sözleşmelere ilişkin geçiş kuralı bu sitede anlatılmıyor. Bu süre, işe iadedeki 1 ay ve 2 haftalık sürelerden ayrıdır. Fazla çalışma ücretinin zamanaşımı süresi ve başlangıcı bu sitede anlatılmıyor.
4857 s. İşK m.32, Ek m.3; TBK m.149; İMK m.3/17 · Dosya 020, Dosya 022, Dosya 023, Dosya 024, Dosya 025, Dosya 026
Muaccel alacak
Muaccel, alacağın istenebilir hâle gelmiş olması demektir. Genel kurala göre zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar (TBK m.149); kıdem tazminatında bu başlangıç anının somut olaya göre değişebileceği ve kıdeme özgü Yargıtay teyidi bulunmadığı için bu sitede kesin gün verilmiyor. Yargıtay'ın bir kararında işçinin fesihle muaccel hâle gelen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve izin ücreti gibi haklarının ödeme tarihinin bir ay süreyle ertelenmiş olmadığı belirtildi.
TBK m.149; Yargıtay 9. HD 2020/1206 E., 2020/8776 K. · Dosya 021, Dosya 023
Avans ve hizmet sürelerinin birleştirilmesi
İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır (1475 s. İşK m.14); aynı kıdem süresi için bir defadan fazla ödeme yapılmaz. Yargıtay'a göre iş sözleşmesi sona ermeden "kıdem tazminatı" adıyla yapılan ödeme avans niteliğindedir; sözleşme kıdeme hak kazandıracak şekilde sona ererse tüm hizmet sürelerine göre kıdem hesaplanır ve avans yasal faiziyle birlikte mahsup edilir. İstifayla sona eren ya da gerçekten sona ermiş ve kıdemi ödenmiş önceki dönemler hesaba katılmaz; önceki dönem kıdem tazminatı hakkı doğuracak biçimde sona ermiş ama kıdem ödenmemişse o süre sonraki hizmete eklenir. Zamanaşımı def'i ileri sürülür ve ara verilen dönem önceki dönemin bittiği tarihte zamanaşımını aşmışsa önceki hizmet hesaplanmaz. Bunlar Yargıtay 9. HD'nin uyuşmazlık giderme kararındaki ilkelerdir; 1475 s. İşK m.14 metninde yazmaz.
1475 s. İşK m.14; Yargıtay 9. HD 2025/5419 E., 2025/6183 K. · Dosya 023
Uyuşmazlık giderme kararı (kıdem, 9. HD)
Bölge adliye mahkemesi hukuk daireleri arasındaki aynı konudaki görüş ve uygulama farkının giderilmesi için Yargıtay'ın verdiği karardır (kira alanındaki örneği için Kira hukuku bölümündeki "Bölge adliye mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi" girişine bakılabilir). Bu sitede kıdem tazminatında işyerinde en az 1 yıl çalışma şartı ile avans ve hizmet birleştirmesi ilkeleri, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 10.09.2025 tarihli 2025/5419 E., 2025/6183 K. sayılı kararına dayanır; kararın ele aldığı uyuşmazlık, iş ilişkisi kesintiye uğramadan yapılmış kıdem tazminatı ödemesinin tasfiye ve avans bağlamında değerlendirilmesidir. Bu şartlar kanun metninde değil, Yargıtay uygulamasındadır; karar oy birliğiyle, kesin olarak verilmiştir.
Yargıtay 9. HD 2025/5419 E., 2025/6183 K., 10.09.2025 · Dosya 020, Dosya 023
Yıllık ücretli izin
İş Kanunu kapsamında (m.4 bazı işleri hariç tutar), işe başladığı günden itibaren, deneme süresi dahil, en az bir yıl çalışmış işçiye yıllık ücretli izin verilir; bu izin hakkından vazgeçilemez (İşK m.53). İzin süresi hizmet süresine göre bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) en az 14 gün, beş yıldan fazla on beş yıldan az en az 20 gün, on beş yıl (dahil) ve daha fazla en az 26 gündür; ancak 18 ve daha küçük yaştaki ile 50 ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek izin 20 günden az olamaz ve yer altı işlerinde çalışan işçilerin izin süreleri dörder gün arttırılarak uygulanır; süreler asgaridir ve iş sözleşmesi ya da toplu iş sözleşmesiyle artırılabilir. İşveren, izin dönemine ilişkin ücreti işçinin izne başlamasından önce peşin ödemek veya avans olarak vermek zorundadır (m.57); iş sözleşmesi herhangi bir nedenle sona ererse hak kazanıp kullanılmayan izin sürelerinin ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden işçiye veya hak sahiplerine ödenir ve bu ücrete ilişkin zamanaşımı sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren başlar (m.59). Hangi hizmet yılının izninde hangi bandın uygulanacağı, Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği ve m.4 kapsamı dışında kalan işlerde izin kuralları bu sitede anlatılmıyor.
İşK m.53, m.57/1, m.59/1 · Dosya 025
Fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma
İş Kanunu kapsamında genel olarak çalışma süresi haftada en çok 45 saattir; fazla çalışma, kanunda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmadır ve her saati için ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının %50 yükseltilmesiyle ödenir (İşK m.63, m.41). Haftalık çalışma süresi sözleşmeyle 45 saatin altında belirlenmişse, ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve 45 saate kadar yapılan çalışma fazla sürelerle çalışmadır ve her saati için artış %25'tir. Fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayı gerekir (İşK m.41); Fazla Çalışma Yönetmeliği'ne göre (kanun değil) bu onay yazılıdır ve zorunlu nedenlerle veya olağanüstü durumlarda aranmaz; fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda 270 saatten fazla olamaz; denkleştirme uygulanıyorsa haftalık ortalama aşılmadıkça bazı haftalarda 45 saat aşılsa da bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararlarına göre fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür; sonuç olaya göre değişir. Fazla çalışma ücretinin zamanaşımı süresi bu sitede anlatılmıyor.
İşK m.41, m.63; Fazla Çalışma Yönetmeliği m.9 (ÇSGB metni, erişim 18.10.2026); Yargıtay 9. HD 2025/9772 E., 2026/4402 K. · Dosya 027
Çalışmaktan kaçınma hakkı (İşK m.34)
Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir (İşK m.34). Bu şartlar gerçekleştiğinde kaçınma sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev sayılmaz, işçilerin iş akitleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerlerine yeni işçi alınamaz. Bu hak şartlara bağlıdır: şartlar oluşmadan işe gitmemek işçi aleyhine sonuç doğurabilir; kanun haklı bir sebebe dayanmaksızın belirli ölçüde işe devam etmemeyi işveren yönünden fesih nedeni sayar (m.25/II-g). Çalışmaktan kaçınma sözleşmeyi sona erdirmek (istifa ya da fesih) değildir; ücretin ödenmemesi işçiye bildirim süresini beklemeden haklı nedenle fesih imkânı da verir (m.24/II-e; gecikmenin bu kapsama girip girmediği olaya göre değişir; m.26 ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hallere dayanan fesih yetkisine, diğer tarafın fiili öğrendiği günden başlayan altı iş günü ve her halde fiilden itibaren bir yıllık süre koyar (işçinin olayda maddi çıkar sağlaması hâlinde bir yıllık süre uygulanmaz), bu sürelerin ücret ödenmemesinde nasıl işlediği bu sitede anlatılmıyor), ancak çalışmaktan kaçınma ile fesih iki ayrı haktır. Sınır gününün nasıl sayıldığı bu sitede anlatılmıyor.
İşK m.34, m.25/II-g, m.24/II-e, m.26 · Dosya 026
Denkleştirme
Taraflar anlaşırsa haftalık normal çalışma süresi, günde 11 saati aşmamak koşuluyla, haftanın çalışılan günlerine farklı şekilde dağıtılabilir; bu hâlde iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi normal haftalık çalışma süresini aşamaz (İşK m.63). Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir; turizm sektöründe süre dört aydır ve toplu iş sözleşmeleri ile altı aya kadar artırılabilir. Denkleştirme uygulanan hâllerde haftalık ortalama normal haftalık süreyi aşmadıkça, bazı haftalarda toplam 45 saat aşılsa da bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz (m.41). Uygulama şekilleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yönetmeliğiyle düzenlenir (m.63).
İşK m.63, m.41 · Dosya 027
İhtirazi kayıt
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yurt dışındaki işyerlerine ilişkin iki kararında, imzalı bordroda fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki kaydı (ihtirazi kayıt) varsa bordroda görünenden daha fazla çalışmanın her türlü delille ispat edilebileceğini belirtmiştir. Aynı kararlara göre bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belgeyle kanıtlaması gerekir. Aynı kararlara göre işçiye bordro imzalatılmamış ve fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren, her ay değişen tutarlarda ücret ödemeleri banka yoluyla yapılmışsa, işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden ödenenin üzerindeki fazla çalışma her türlü delille ispat edilebilir; bu dalın somut olaya uygulanışı olaya göre değişir. Genel olarak ise Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararlarına göre imzalı bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delildir ve imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Bordroda fazla çalışma satırı hiç yoksa bu kuralların nasıl uygulanacağı ve ihtirazi kayıt ayrımının yurt içi işyerlerine uygulanışı bu sitede anlatılmıyor; sonuç olaya göre değişir.
Yargıtay 9. HD 2025/5039 E., 2025/8443 K., 04.11.2025; 2024/9690 E., 2024/15652 K., 03.12.2024; 2025/9772 E., 2026/4402 K., 12.05.2026 · Dosya 027
Ücret hesap pusulası
İşveren, işyerinde veya bankaya yaptığı ödemelerde işçiye ücret hesabını gösterir, imzalı veya işyerinin özel işaretini taşıyan bir pusula vermek zorundadır (İşK m.37). Pusulada ödemenin günü ve ilişkin olduğu dönem ile fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatil ücretleri gibi asıl ücrete yapılan her çeşit eklemelerin tutarının ve vergi, sigorta primi, avans mahsubu, nafaka ve icra gibi her çeşit kesintilerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.
İşK m.37 · Dosya 026
Serbest zaman (fazla çalışma karşılığı)
Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse bu çalışmalar karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat on beş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir; işçi hak ettiği serbest zamanı altı ay zarfında, çalışma süreleri içinde ve ücretinde bir kesinti olmadan kullanır (İşK m.41). Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği'ne göre (kanun değil; Yönetmelik metni ÇSGB yayımından alındı, erişim 18.10.2026) işçi isterse işverene yazılı olarak başvurur ve serbest zaman, işverenin, işin veya işyerinin gereklerine uygun olarak belirlediği tarihten itibaren kullanılır (Yönetmelik m.6).
İşK m.41; Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği m.6 (ÇSGB metni, erişim 18.10.2026) · Dosya 027