İrade bozukluğu (baskı)
Tanım
Bir sözleşmenin ya da beyanın gerçek iradeyi yansıtmamasıdır. Taraflardan biri diğerinin veya üçüncü bir kişinin korkutması sonucu bir sözleşme yapmışsa sözleşmeyle bağlı değildir (TBK m.37); korkutma, korkutulanın kendisinin veya yakınlarından birinin kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesinin doğduğuna inanmakta haklı olmasıyla gerçekleşmiş sayılır (m.38). Korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak kanundaki süre içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmeyen ya da verdiği şeyi geri istemeyen taraf sözleşmeyi onamış sayılır (m.39). Bu sürenin işe iade ve alacak sürelerinin yerine geçip geçmediği ile bu hükümlerin imzalı istifa dilekçesine ya da ibraya nasıl uygulandığı bu sitede anlatılmıyor. İş hukukunda imzalı istifa dilekçesinde işçi irade fesadı ileri sürerse bu iddianın gerçek olup olmadığı araştırılır. Yargıtay'ın bir kararında (olay Suudi Arabistan'daki bir işyerinde geçti; karar tanık beyanlarıyla birlikte verildi) işverenin tazminatların derhâl ödeneceği sözüyle ve benzeri baskılarla işçiden yazılı istifa dilekçesi istemesi ve işçinin buna uyması hâlinde gerçek istifa iradesinden söz edilemeyeceği, feshin işverence yapılmış sayılacağı belirtildi. Her istifa dilekçesi geçersiz sayılmaz: iddia eden hakkını dayandırdığı olguyu ispatla yükümlüdür (TMK m.6) ve başka bir kararda baskı iddiası yöntemince ispatlanamadığı için dilekçeye değer verilmesi gerektiği belirtildi. Sonuç somut olaya göre değişir.
TBK m.37, m.38, m.39; TMK m.6; Yargıtay 9. HD 2025/647 E., 2025/4102 K.; 2024/1561 E., 2024/3741 K.
Örnek
Temsilî örnek
Bir işçi, işverenin tazminatların derhâl ödeneceği sözüyle istediği istifa dilekçesini imzalar; sonra dilekçeyi baskı altında verdiğini ileri sürer. Yargıtay uygulamasına göre imzalı istifa dilekçesinde işçi irade bozukluğu (irade fesadı) ileri sürerse iddianın gerçek olup olmadığı araştırılır; kanuna göre iddia eden, hakkını dayandırdığı olguyu ispatla yükümlüdür (TMK m.6). Yargıtay'ın bir kararında, işverenin tazminatların derhâl ödeneceği sözüyle ve benzeri baskılarla dilekçe istemesi ve işçinin buna uyması hâlinde gerçek istifa iradesinden söz edilemeyeceği, feshin işverence yapılmış sayılacağı belirtildi. Bu karardaki olay yurt dışındaki bir işyerinde geçti ve dosyada tanıklar dinlenmişti. Başka bir kararda ise irade fesadı iddiası tanık beyanlarıyla uyuşmadığı ve yöntemince ispatlanamadığı, dosya bir bütün olarak değerlendirildiği için kıdem tazminatı bakımından dilekçeye değer verilmesi gerektiği belirtildi. Sonuç somut olaya göre değişir.
Sık karıştırılan
İstifa: İstifa, işçinin haklı bir nedene dayanmadan kendi isteğiyle iş sözleşmesini sona erdirmesidir. İmzalı istifa dilekçesinde işçi irade bozukluğu (baskı) ileri sürerse bu iddianın gerçek olup olmadığı araştırılır.
İbraname: İbra, borcun ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılmasıdır (TBK m.132); irade bozukluğu ise bir sözleşmenin ya da beyanın gerçek iradeyi yansıtmamasıdır. İşçi ibrasının TBK m.420/2'deki şartlara uyup uymadığı ile ibra sırasında irade bozukluğu bulunup bulunmadığı ayrı sorulardır.
Süreler
| Durum | Süre | Ne zaman başlar? | Dayanak |
|---|---|---|---|
| İbra sözleşmesi: sözleşme bittikten sonra bekleme süresi (TBK m.420/2) Dosya 021 | En az 1 ay | İbra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak sayılır; işe girerken, çalışırken ya da sözleşmenin bittiği gün imzalanan ibra bu şartı karşılamaz. Bu süre dört şarttan biridir: ibranın yazılı olması, alacağın türü ve miktarının açıkça yazılması, ödemenin noksansız ve banka aracılığıyla yapılması da gerekir. Şartları taşımayan ibra kesin hükümsüzdür; şartlara uyan ve irade bozukluğu taşımayan ibra ise işveren için de geçerlidir. | TBK m.420/2 |